1. [52:35] | em ḫuliḳû min gayri şey'in em hümü-lḫâliḳûn. | أم خلقوا من غير شيء أم هم الخالقون أَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ أَمْ هُمُ الْخَالِقُونَ |
|---|
| Elmalılı | Yoksa onlar, hiçbir şey olmadan (yani yaratıcısız) mı yaratıldılar? Yoksa kendileri yaratıcı mıdırlar? |
| Y. Ali | Were they created of nothing, or were they themselves the creators?
|
| Words | | |
2. [52:43] | em lehüm ilâhün gayru-llâh. sübḥâne-llâhi `ammâ yüşrikûn. | أم لهم إله غير الله سبحان الله عما يشركون أَمْ لَهُمْ إِلَهٌ غَيْرُ اللَّهِ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ |
|---|
| Elmalılı | Yoksa onların Allah'tan başka bir ilâhı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır. |
| Y. Ali | Or have they a god other than Allah? Exalted is Allah far above the things they associate with Him!
|
| Words | | |
3. [56:86] | felevlâ in küntüm gayra medînîn. | فلولا إن كنتم غير مدينين فَلَوْلَا إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ |
|---|
| Elmalılı | Eğer cezalandırılmayacak iseniz, |
| Y. Ali | Then why do ye not,- If you are exempt from (future) account,-
|
| Words | | |
4. [68:3] | veinne leke leecran gayra memnûn. | وإن لك لأجرا غير ممنون وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ |
|---|
| Elmalılı | Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var. |
| Y. Ali | Nay, verily for thee is a Reward unfailing:
|
| Words | | |
5. [70:28] | inne `aẕâbe rabbihim gayru me'mûn. | إن عذاب ربهم غير مأمون إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ |
|---|
| Elmalılı | Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz. |
| Y. Ali | For their Lord's displeasure is the opposite of Peace and Tranquillity;-
|
| Words | | |
6. [70:30] | illâ `alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn. | إلا على أزواجهم أو ما ملكت أيمانهم فإنهم غير ملومين إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ |
|---|
| Elmalılı | Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar. |
| Y. Ali | Except with their wives and the (captives) whom their right hands possess,- for (then) they are not to be blamed,
|
| Words | | |
7. [74:10] | `ale-lkâfirîne gayru yesîr. | على الكافرين غير يسير عَلَى الْكَافِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ |
|---|
| Elmalılı | Kâfirler için hiç kolay değildir. |
| Y. Ali | Far from easy for those without Faith.
|
| Words | | |
8. [84:25] | ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm ecrun gayru memnûn. | إلا الذين آمنوا وعملوا الصالحات لهم أجر غير ممنون إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ |
|---|
| Elmalılı | Ancak iman edip iyi ameller işleyenler başkadır. Onlara tükenmez bir ecir vardır. |
| Y. Ali | Except to those who believe and work righteous deeds: For them is a Reward that will never fail.
|
| Words | | |
9. [95:6] | ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm ecrun gayru memnûn. | إلا الذين آمنوا وعملوا الصالحات فلهم أجر غير ممنون إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ |
|---|
| Elmalılı | Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır. |
| Y. Ali | Except such as believe and do righteous deeds: For they shall have a reward unfailing.
|
| Words | | |